YS ve SKB’den «Direnen Halklar Kazanacak » Gecesi

YS ve SKB’den «Direnen Halklar Kazanacak » Gecesi

İsviçre Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB) ve Young Struggle (YS) üyeleri düzenledikleri “Gezi’den Rojava’ya Direnen Halklar Kazanacak” gecesiyle Haziran ayaklanmasını ve Rojava devrimini selamladılar.

İsviçre’nin Lozan şehrinde yapılan gece Gezi direnişinde ve Rojava’da ölümsüzleşenler şahsında devrim şehitleri için yapılan saygı duruşu ile başladı. Haziran ayaklanması üzerine hazırlanan sinevizyonun gösterildiği gece de yapılan konuşmada “Haziran ayında Gezi Parkı ile başlayan ve ülke geneline yayılan bir isyana tanık olduk. Gençlik ve kadınların en ön safta yer aldığı bu süreç Kürt, Ermeni, Laz, Türk, Alevi, Çerkez, Sünni, Ateist, trans bireylerin katılımıyla çok renkli bir halk ayaklanmasına dönüştü. Taksim ayaklanması dünya üzerinde dolaşan sosyalizm hayaletinin halklara göz kırpması ve Türkiye’de devrimin küçümsenemeyecek derecede güncel olduğunun anlamıdır. Gezi parkıyla başlayan ve Eylül’de ODTÜ ile devam eden barikat direnişleri gerici, faşist, kapitalist sisteme karşı halkların devrim yapma gücüne sahip olduğunu gösterdi. Tıpkı Rojava gibi.” denildi.

Yapılan konuşmanın devamında Rojava devriminin önemine vurgu yapılarak “Rojava devrimi Ortadoğu halklarının hangi yolu izlemesi gerektiğini göstermiş ve gerici iç savaşın taraflarından biri olmak yerine farklı kimlikten ulusların katıldığı gerçek bir demokratik yönetim oluşturmuştur. Sınır kapıları kapatılarak Rojava halkı açlıkla, hastalıklarla dize getirilmek istendi. Tüm bu kapsamlı saldırılara karşın dünya ezilen halklarının devrimi olan Rojava ayakta kalmayı başarmıştır. Dün İspanya’da Madrid’i savunmak için yürüyen uluslararası birliklerin oluşturduğu enternasyonalist duruş bugün Rojava’da hayat buluyor. Hitler ordusu Moskova’yı fethe geldiğinde Sovyet devrimini savunmak için siperde direnen 28 komünarın direnişçi ruhu bugün Rojava’da ete kemiğe bürünüyor. Dün doğduğu ülkeden uzakta Bolivya dağlarında ölümsüzleşen enternasyonalist devrimci Ernesto Che Guevara, bugün Serkan’lar olarak Rojava topraklarından gülümsüyor.” denildi.

Avrupa genelindeki ırkçı yasalara da değinilen konuşmada “Sömürgeci kapitalist sistemin saldırıları sadece Ortadoğu ve Mezopotamya coğrafyasında, silah ve bombalarla gerçekleşmiyor. Yaşadığımız topraklarda da bu saldırılar farklı biçimde karşımıza çıkmaktadır. Ekonomik kriz girdabından kurtulamayan Avrupa devletleri krizin faturasını emekçilere keserken bu durumdan en başta genç ve kadın göçmenler etkilenmektedir.” vurgusu yapıldı.

Etkinlik, çello dinletisi ve sanatçı Azad’ın ezgileriyle devam etti. Haziran ayaklanmasında şehit düşenler için hep birlikte “ bekle bizi İstanbul” şarkısının söylendiği gece çekilen halaylarla son buldu.

Bir cevap bırakın

Mail adresiniz yayınlanmayacaktır


*